Phubbing Nedir? "Phubbing", cep telefonu kullanımı sırasında başkalarını göz ardı etme eylemini ifade eder. Yani, bireylerin yüz yüze etkileşimler yerine telefonlarına odaklanması olarak tanımlanabilir.
Türkiye ve Birleşik Krallık'taki araştırmacılar, sosyal medya kullanımı ile ruh sağlığı arasında karmaşık bir ilişki ortaya koydu; sosyal medya bağımlılığının ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkisine önemli ölçüde internet bağımlılığı ve "phubbing"in aracılık ettiğini ortaya çıkardı, özellikle de cep telefonu kullanımıyla ilgili. Bulgular, Psikolojik Raporlarda yayınlandı. (Psychological Reports. bir psikoloji bilimi yayini)
Bu alanda daha önce yapılan araştırmalar karışık sonuçlar verdi; bazı çalışmalar aşırı sosyal medya kullanımı ile depresyon ve anksiyete gibi zihinsel sağlık sorunları arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu öne sürerken, diğerleri önemli bir etki bulamadı. Naif Ergun, Zafer Özkan ve Mark Griffiths, bu tutarsızlığı, internet bağımlılığı, internetin günlük yaşamı etkileyecek derecede kompulsif kullanımı ve "phubbing" gibi ilgili davranışların daha incelikli bir şekilde incelenmesini teşvik ederek düzeltmeye çalıştılar. Bireylerin yüz yüze etkileşimler yerine telefonlarına odaklandığı nispeten yeni bir olgu.
Çalışmanın amacı, sosyal medya kullanımı ile zihinsel sağlık arasındaki potansiyel bağlantıları daha derinlemesine araştırmaktı; dijital teknolojilerin günlük yaşamda yükselişiyle birlikte bu ilişkileri anlamak her zamankinden daha kritik hale geldi. Bu nedenle araştırmaları sadece doğrudan korelasyonları değil aynı zamanda internet bağımlılığının ve "phubbing"in bu ilişkilere aracılık etmedeki rollerini de araştırdı.
Türkiye'deki 603 üniversite öğrencisi işe alındı ve kapsamlı bir çalışma tamamlandı. Ortalama 22 yaşında olan 451 kadın ve 152 erkekten oluşan tüm katılımcılar, 30 farklı üniversitedeki 20 farklı şehirden seçilmiştir. Sosyal medya alışkanlıkları, internet kullanımı ve phubbing deneyimleri sorulan katılımcılara ayrıca stres, kaygı ve depresyon düzeyleri gibi ruh sağlığına ilişkin göstergeleri ölçen değerlendirmeler de yapıldı. Bu yöntem, araştırmacıların bu çeşitli faktörler arasındaki etkileşimi anlamasını sağladı.
Çalışma, sosyal medya bağımlılığının daha kötü zihinsel sağlıkla bağlantılı olduğunu ancak bu ilişkinin diğer faktörlerden önemli ölçüde etkilendiğini ortaya çıkardı. Özellikle internet bağımlılığının sosyal medya bağımlılığı ile depresyon arasında tam bir aracı olduğu bulundu. Sosyal medya bağımlılığı ile kaygı ve stres arasındaki ilişkide hem internet bağımlılığı hem de "phubbing" aracı rol üstlendi.
Başka bir deyişle, bir kişi sosyal medyaya ne kadar bağımlıysa, internet bağımlılığı ve "phubbing" davranışları sergileme olasılığı da o kadar yüksekti; bu da artan depresyon, kaygı ve stres düzeyleriyle ilişkilendirildi.
Bu bulgular, sosyal medya bağımlılığının, internet bağımlılığı ve "phubbing" yoluyla aracılık ettiği, ruh sağlığı üzerindeki dolaylı etkilerine ilişkin yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Ancak, çalışmanın kesitsel doğasını dikkate almak önemlidir; bu, korelasyonları vurgulama eğilimindedir ancak nedenselliği kesin olarak kanıtlayamaz.
Belirli bir demografiye odaklanmak, bulguların farklı yaş grupları veya kültürel bağlamlar genelinde genellenebilirliğini de sınırlar ve kişisel olarak bildirilen verilere güvenmek, önyargı olasılığını ortaya çıkarır. Bu sınırlamalara rağmen çalışma, dijital davranışlar ile zihinsel sağlık arasındaki karmaşık ilişkiler ağına dair önemli bilgiler sağlıyor.
Araştırmacılar, "Bu çalışma, sosyal medya bağımlılığı ile kötü ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi açıklamada internet bağımlılığı ve phubbing'in önemli rollerini göstererek literatüre yeni bulgular katıyor" sonucuna vardı. "...uygulayıcıların teknolojiye dayalı davranışların etkisi konusunda farkındalık yaratmaları gerekiyor. Mesleki faaliyetleri sırasında psikoeğitim verebilirler.
Comments